Sanayi sektöründe üretim 31 aydır kan kaybediyor.
Türk sanayisinin bel kemiği sanayi tesislerinin temsilcisi İstanbul Sanayi Odası, üretimin nabzını Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketiyle ölçüyor.
İstanbul Sanayi Odası üyesi sanayi kuruluşları, Türkiye’de sanayi sektörü üretiminin yaklaşık yüzde 35’ini gerçekleştirirken, Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşunun yüzde 36’sı İstanbul Sanayi Odası üyesi.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anket sonuçları her ay başında ekonomi çevrelerinde pür dikkat takip ediliyor.
Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Ekim 2026 dönemi sonuçları açıklandı.
Eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar sanayi sektöründe iyileşmeye işaret ederken anket sonuçlarına göre, eylülde 47,9 olan manşet PMI ekimde 47,3’e gerileyerek faaliyet koşullarında yine belirgin bir aylık bozulmaya işaret etti.
Endeks hazirandan bu yana en düşük düzeyde kaydedildi ve böylece sektördeki zayıflama eğilimi 31’inci aya ulaştı. Sonuçlar, Türk imalat sanayisinin içinde bulunduğu tablonun hiç iç açıcı olmadığını ortaya koydu. Zorlu piyasa koşulları ve enflasyonist baskılar, imalatçıların yeni siparişlerinde Temmuz 2023’te başlayan yavaşlamanın devam etmesine yol açtı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Ekim 2026 dönemi sonuçları yeni ihracat siparişlerinde de ivme kaybının sürdüğünü gözler önüne serdi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye’nin ihracat rakamların 2026 yılının ocak – eylül döneminde döviz bazında yüzde 5’in üzerinde artarken miktar bazında yüzde 2 gerilediğini ekim ayı başındaki basın toplantısında kamuoyuyla paylaşmıştı.
İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI anketi 10 sektörde yapılıyor. Bu 10 sektörün 9’u ekim ayında üretimini artıramazken, sadece bir sektör üretimini artırmayı başarabildi. Yüksek maliyet baskıları, imalat sektöründe büyümeyi baskılayan ana etkenlerden biri olmayı sürdürdü. Giyim ve deri ürünleri sektöründe üretim son üç ayın ilk artışını kaydederken, gıda üretimi yeniden yavaşlamaya geçti. Üretimde en belirgin yavaşlama, toplam yeni siparişlerde ise en sert yavaşlama metalik olmayan mineral ürünler sektöründe görüldü. Üretimde olduğu gibi, toplam yeni siparişlerde de en sert yavaşlama metalik olmayan mineral ürünler sektöründe yaşandı.
Bu sektörü az farkla kara ve deniz taşıtları sektörü izledi. Yeni siparişlerdeki durgunluk nedeniyle üretim gereksinimlerinin zayıf seyretmesi, imalatçıların ilave istihdam yaratmasına engel oldu. İstihdam artışı, yeni siparişlerin hızlandığı giyim ve deri ürünleri ile gıda ürünleri sektörleriyle sınırlı kaldı. Yüksek maliyet baskıları, imalat sektöründe büyümeyi baskılayan ana etkenlerden biri olmayı sürdürdü.
Ekimde takip edilen 10 sektörün büyük bölümünde girdi fiyatları enflasyonu yükseldi. En hızlı artışlar gıda ürünleri ile kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler sektörlerinde; en hafif artış ise ağaç ve kağıt ürünleri sektöründe kaydedildi.
Nihai ürün fiyatlarında ise en keskin yükseliş elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe kaydedildi. Bu sektördeki artış Şubat 2024’ten bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti. Satış fiyatlarında ise en ılımlı artışlar giyim ve deri ürünleri ile ana metal sektörlerinde ölçüldü. Ekimde tedarikçilerin teslimat sürelerinde belirgin bir sektörel ayrışma gözlendi. Dört sektörde teslimat süreleri kısalırken, en belirgin iyileşme kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler sektöründe yaşandı. Tedarikçi performansındaki en belirgin bozulma ise elektrikli ve elektronik ürünler ile ana metal sanayi sektörlerinde izlendi.
Bu gelişmelere bağlı olarak imalatçılar üretimlerini azalttı ve stokları sınırlı düzeyde tutma eğilimini sürdürdü.
İş yüklerindeki düşüş ve çalışan istifalarının etkisiyle istihdam da daralmaya devam etti. Bununla birlikte, çalışan sayısında gerileme ılımlı gerçekleşti ve hazirandan bu yana en düşük oranda kaydedildi.
Yükselen petrol fiyatları, ham madde maliyetleri ve döviz kuru başta olmak üzere bir dizi faktör, Türk imalat sektörünün girdi maliyetlerinde keskin yükselişin sürmesine yol açtı.
Girdi maliyetleri enflasyonu eylül ayına göre yavaşlamasına rağmen yüksek seyrini korudu ve yıl içi ortalama seviyesinin üzerinde kaldı. Benzer şekilde, nihai ürün fiyatları da belirgin şekilde yükselmeye devam etti.
Son olarak, deniz taşımacılığındaki aksamalar ve malzeme yetersizlikleri tedarikçilerin teslimat sürelerinin uzamaya devam etmesinde rol oynadı. Tedarikçi performansının son bir yıldır bozulma eğiliminde olmasına rağmen ekimde teslim sürelerindeki artış sınırlı düzeyde kaldı.
Uzmanlar, Türk imalatçılarının karşı karşıya olduğu ekonomik koşulların, sektörün son çeyrek başında da büyüme kaydetmekte zorlanmasına yol açtığını, talebin zayıf seyrini korurken, fiyatlarda keskin artış ve tedarikçilerin teslimat sürelerinde uzamaların devam ettiğini, İstihdamdaki daralmanın oldukça ılımlı düzeyde seyretmesi ise önümüzdeki aylarda üretimdeki düşüşün yavaşlayabileceği yönünde umut vermesi bakımından görece pozitif bir gelişme olarak yorumladılar.




































































