Türkiye’de organik sektörünün tohumları 1980’li yıllarda yurtdışından özellikle Almanya’dan gelen taleple atıldı.
Türk organik sektörü üretim, ticaret ve ihracatta 40 yıllık bir tarihe ulaştı. 40 yıllık süreçte Türk organik sektöründe öne çıkan isimlerden birisi de Atila Ertem oldu.
Atila Ertem 8 Eylül 2026 günü organik sektöründeki 40. yılını dostları ve OTS Organik A.Ş.’deki mesai arkadaşlarıyla kutladı.
Atila Ertem’in 40 yıllık kariyerinin 30 yıllık döneminde zaman zaman ortak işler yapan organik sektörü gönüllüsü bir gazeteci olarak ben de o gecede Atila Ertem’in mutluluğuna ortak oldum.
Atila Ertem’in ETO Başkanı olduğu 2007 yılında İngiltere Kralı III. Charles’ı Veliaht Prens olduğu yıllarda dönemin Ören Belediye Başkanı olan Rahmetli Ali Oğuz’un çiftliğinde organik sektörünün duayen isimleri Mehmet Ali Işık ve Prof. Dr. Ahmet Altındişli’yle birlikte ağırlamıştık.
ETO Başkanlığı döneminde Atila Ertem ile organik sektörüyle ilgili farklı yıllarda basın buluşmaları organize ettik. Atila Ertem, Organik sektörü için gece-gündüz ulaşılabilen, basınla iş birliğine büyük önem veren bir haber kaynağı oldu.
Her hikâye bir adımla başlıyor, kimi hikâyeler bir hayalle…
Kimi bir cesaretle… Kimi ise toprağa bırakılan küçücük bir tohumla…
Atila Ertem’in hikâyesi de bundan tam 40 yıl önce, 1986 yılında Rapunzel ile organik tarıma atılan o ilk adımla başladı.
Aslında bu başlangıç yalnızca bir işin değil; toprağa, üretime ve geleceğe duyulan büyük bir inancın başlangıcıydı. O yıllarda organik tarım, bugün olduğu kadar bilinen ve yaygınlaşmış bir kavram değildi. Ancak Atila Ertem, daha o yıllarda toprağın geleceğine, temiz üretime ve organik tarımın dünyayı değiştirebilecek gücüne inandı. Bu inanç, yıllar boyunca attığı her adımın temelini oluşturdu.
1990 yılında Salihli’nin Tekelioğlu Köyü’nde Türkiye’nin ilk Organik Köy Projesi hayata geçirildi. Aynı yıl, Türkiye ve dünyadaki ilk organik pamuk üretim çalışmalarına öncülük edildi. Bir yıl sonra, 1991’de Türkiye’nin ilk renkli pamuk üretimi gerçekleştirildi. Bunlar yalnızca ilkler değildi; organik tarımın Türkiye’de mümkün olduğunu gösteren, geleceğe bırakılmış önemli adımlardı.
1992 yılında Atila Ertem, Ekolojik Tarım Organizasyonu’nun, yani ETO’nun kuruluşunda kurucu üyeler arasında yer aldı. Aynı yıl, IFOAM arşivinde yer alan ilk Türkçe kitabın ortaya çıkmasına katkı sağladı. Çünkü organik tarımın gelişmesinin yalnızca üretimle değil, bilgiyle ve dayanışmayla mümkün olduğuna inanıyordu.
1994 yılında Türkiye’nin ilk organik çay projesi hayata geçirildi. 1997 yılında ise yalnızca organik ürün işleyen Türkiye’nin en büyük tesislerinin kuruluşunda rol aldı. Yıllar ilerledikçe çalışmalar büyüdü, sorumluluklar arttı. Ancak değişmeyen bir şey vardı: Organik olmayan hiçbir ürünün satışında bulunmadan, başladığı çizgiyi korumak.
2006–2015 yılları arasında ETO Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenerek 8 şubenin açılmasına öncülük etti. Bu yıllarda organik çiftlik yaşamı üzerine de çalışmalar yürüttü; organik tarımın yalnızca tarlada değil, hayatın tamamında karşılığı olabileceğini göstermeye çalıştı.
2008–2020 yılları arasında Textile Exchange’in 8 ülkeyi kapsayan bölgesel başkanlığını yürüttü.
2009–2014 yılları arasında Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan ve Umman’da organik tarım stratejilerinin belirlenmesi ve hayata geçirilmesine katkı sağladı. Farklı ülkelerde, farklı coğrafyalarda çalıştı; ancak amacı hep aynıydı: Organik tarımın daha fazla üreticiye ulaşması ve sürdürülebilir bir üretim anlayışının güçlenmesi.
2010 yılında OTS’nin kuruluşunda yer alarak yolculuğuna yeni bir sayfa ekledi.
2011–2013 yılları arasında GAP Bölgesi’nde organik tarım ve organik işletmeciliğin geliştirilmesine yönelik çalışmalara katkı sundu. 2013 yılında İZFAŞ Ekoloji Fuarı’nın danışmanlığını üstlendi. Yıllar içinde biriken deneyimini paylaşmaya ve organik tarımın gelişimine katkı sunmaya devam etti.
Ve hikâye yalnızca toprağın değil, sofraların da hikâyesiydi.
2014 yılında Türkiye’nin ilk sağlıklı atıştırmalıkları; Hopbidi, Bam Bar ve Enerji Diskleri üretildi.
Aradan yıllar geçti. Yenilik arayışı ise hiç bitmedi.
2025 yılında Türkiye’nin ilk organik patlamış mısır çeşitleri üretildi. 2026 yılında ise Türkiye’de organik ilk ithal hazır çorbaların satışına başlanarak bu uzun yolculuğa yeni bir adım daha eklendi.
Bu 40 yıl; bir fikrin peşinden gitmenin, ilkelerden vazgeçmemenin ve inandığın bir değeri yıllar boyunca yaşatmanın hikâyesi.
Ve 1986’da atılan o ilk adım, bugün 40 yıllık bir mirasa dönüştü.
Atila Ertem’in 40 yıllık organik tarım yolculuğu…
Toprağa, üretime ve geleceğe duyulan inançla yazılmış bir hikâye.
Ve bazı hikâyeler 40 yılda tamamlanmaz.
40 yıl, yalnızca yeni bir başlangıçtır.
Atila Ertem, bundan sonraki süreçte mesainin önemli bölümünü organik sektöründe ticari faaliyetlerden ziyade sosyal sorumluluk tarafına vermek istediğinin altını çizdi.
40 yıllık birikimin toplumla paylaşılması çok kıymetli.
Atila Ertem’in meslekte 40. Yılını kutluyor, organik sektörüne nice yıllar katkı sağlamanızı diliyorum.

































































