İbrahim Yarar
Avukat-Gıda Mühendisi
Ticari hayatta yer almak isteyen üreten, satan yada pazarlayan herkesin bilmesi gereken önemli ceza kanunları ve yaptırımları mevcuttur.Türk Ceza Kanunu ve ilgili özel konunlarda çerçevesi çizilmiş olan bu yaptırımların bilinmesi elzemdir.Zira suçu ve cezası içeren ceza kanunları resmi gazetede yayınladıktan sonra herkes tarafından biliniyor yaklaşımı ile hareket etmektededir.
Ticaret kanununda tacir sıfatı şöyle açıklanmaktadır. Tacir;bir ticari işletmeyi kısmende olsa kendi adına işleten kişi olarak tanımlamaktadır.(TTKmd12) Tacire kanunen basiretli hareket etme yükümlülüğü yüklemişve tüm işlemlerde buna göre değerlendirme yapmaktadır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve diğer özel ceza kanunlarında belirlenen suçlar ve cezaları aşağıdaki gibi tanımlanmıştır.
1.Taksirle yaralama ve taksirle ölüme sebep olma
Genellikle işletmelerde üretim, sevkiyat, depolama ve diğer süreç aşamalarında görülebilecek bir durumdur.
-Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Suçu

TCK madde 85 te tanımlanmıştır
- Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-Taksirle Yaralanmaya Sebebiyet Verme Suçu TCK Madde 89 da tanımlanmıştır.
(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
2.Karşılıksız çek düzenlenmesi
Ticari hayatın en önemli enstrumanlarından bir tanesi de çeklerdir.Zira ödemelerde ilk akla gelen özel nitelikli belge vasfında olan çeklerin usulsüz kullanımı ve karşılığının olmaması 5481 saylı Çek Kanunu olarak özel bir düzenleme yapılması gereksinim duyulmuştur.

Çek Kanunu Madde 5;
Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…)8 az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır
3.Hileli-Taksirli iflas
Bilanço hesabına göre pasif dediğimiz borçları aktif dediğimiz alacakları ve malvarlığından fazla olan şirketler iflas halide olmaktadır.Şirketlerin iflas boyutuna gelmesi durumunda iflas durumunu bildirerek tasviye işlemlerine başlanması gerekmektedir.Ancak alacaklılarına zarar vermek ve mal kaçırmak gayesiyle hareket eden tacir işletmeklere iflas durumunun kötüye kullanımı sebebiyle cezai yaptırımları mevcuttur.
5237 sayılı TCK da Hileli ve Taksirli İflas Halleri ve Cezaları aşağıdaki gibi tanımlanmıştır;
Hileli iflâs
Madde 161-
(1) Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için;
a) Alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına neden olunması,
b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi,
c) Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden olacak şekilde belge düzenlenmesi,
d) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi,
gerekir.
Taksirli iflas
Madde 162-
(1) Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
4.Marka hakkına tecavüz
Marka ve patent hakları 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile güvence altına alınmıştır.Söz konusu kanun kapsamında başkasına ait tescilli bir markanın bir kimse tarafından yetkisiz ve haksız bir şekilde kullanılması durumunda müeyyide altına alınmıştır. Marka hakkı marka hakkına tecavüz,iktibas(aynen taklit) veya iltibas (karıştırılma ihtimali) suretiyle suça konu olabilmektedir.
Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler
Madde 30-
1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
5.Vergi suçları
Ticari hayatta şirketlerin kazançlarına yönelik çeşitli vergilendirme mekanizmaları mevcuttur.Türk Vergi Mevzuatı kapsamında vergi suçları vergi ziyaına sebebiyet verme, Genel ve Özel Usulsüzlük ve Vergi Kaçakçılığı gibi ana suç kalemleri yaptırıma bağlanmıştır.Vergi suçlarındaki amaç yasal düzenlemelere uymayan vergi mükelleflerinin cezalandırılması yoluyla ticari hayatın denetim altında tutmak ve devletin vergi kaybının önüne geçebilmektir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununda vergi suçları ve cezaları şöyle belirlenmiştir;
Madde 359
a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

6.Haksız rekabet suçu
Rekabet hükümleri dürüst ve bozulmamış rekabetin temin edilmesini sağlamayı amaçlamayacak nitelikte düzenlemelerdir.Haksız rekabete yönelik özellikle ticari hayatta önemli düzenlemeler mevcuttur.
Haksız rekabet suçları Türk Ticaret kanunun 55.ve 62. maddelerinde düzenlenmiştir.55.maddede geniş olarak açıklanan haksız rekabet fiilleri 62.madde yaptırım altına alınmıştır
Madde 62- (1)
a) 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler,
b) Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler, c)Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar,
d)Çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılırlar.
7.Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti
Gıda sektöründe faaliyet yürüten şirketlerin gıdaların sıhhatini tarladan sofraya kadar olan süreçte sağlanması yükümlülüğü altındadır.İzlenebilirlik sistemi dahilinde satınalınan hammaddenin işlenmesi ve piyasaya arzı v sonrasında raf ömrü boyunca sağlık tehlikesi yaratmayacak şekilde depolanması ve satış noktalarında sergilenmesi aşamalarının tümünde Türk Gıda Mevzuatının yanısıra Türk Ceza Kanunu kapsamında da sorumluluk altındadırlar.Bozuk bir gıda veya ilaçların bilerek isteyerek yada önemsemeyerek ticaretinin yapılması TCK 186.madde kapsamında cezalandırılmaktadır.
Madde 186
1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezası verilir.

























































