Türkiye, Turgut Özal’ın Başbakan olduğu yıllarda serbest bölgelerle tanıştı. 1985 yılında Türkiye’nin ilk serbest bölgesi Mersin’de kuruldu.
Turgut Özal, Türkiye’nin ihracata dayalı büyüme modeliyle gelişeceğine inanıyordu. Serbest bölgeler bu yolculukta ülkemize yatırımcı çekmek, ihracatın ve istihdamın artması için önemli bir enstrüman olarak Türk ekonomisine kazandırıldı.
Mersin Serbest Bölgesi’nin 40. Kuruluş yıldönümü geride kalırken sonraki yıllarda Mersin’i, Antalya Serbest Bölgesi, Ege Serbest Bölgesi izledi. Bugün 13 ilde 19 serbest bölge faaliyet gösteriyor.
Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren serbest bölgeler; Yüzde 100 kurumlar vergisi istisnası, Yüzde 100 gelir vergisi istisnası, Muhtasar ödemesi muafiyeti, KDV muafiyeti, Serbest kar transferi, Gümrük vergisi muafiyeti, KKDF muafiyeti ve Ucuz enerji kullanımı gibi avantajlara sahip.
Ticaret Bakanlığı, Türkiye genelindeki 19 serbest bölgeye ilişkin Kasım 2025 dış ticaret verilerini açıkladı.
Veriler serbest bölgelerin ihracat kapasitesini güçlendirdiğini, yüksek teknoloji üretimindeki yükselişin devam ettiğini ve dış ticaret dengesine önemli katkılar sunduğunu ortaya koydu.
Kasım ayında serbest bölgelerin ihracatı yüzde 2,7’lik artışla 915,7 milyon dolara yükseldi.
Serbest bölgeler 184,4 milyon dolar dış ticaret fazlası verirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 125,2 oldu. Bu oranın Türkiye genelinde yüzde 74 seviyesinde olduğunu hatırlatmakta fayda var.
İzmir’in gururu olan Ege Serbest Bölgesi, kasım ayında 2024 yılı kasım ayına göre göre yüzde 9,4 artırarak 262,6 milyon dolar seviyesine yükseltti ve serbest bölgelerin toplam ihracatının yüzde 28,7’sini tek başına gerçekleştirdi.
Ege Serbest Bölgesi, yurt dışı ve Türkiye ile ticarette 505 milyon dolar hacme ulaşarak, serbest bölgelerin yurt dışı ve Türkiye ile toplam ticaretinin yüzde 22,3’ünü tek başına gerçekleştirdi.
Serbest bölgelerin ihracatında; orta-ileri ürünler yüzde 56,9 olurken, yüksek teknoloji ürünler yüzde 7,2’yle temsil edildi. Bu iki ürün grubu toplamda yüzde 64,1 paya ulaştı ve katma değerli üretimdeki güçlü artışı teyit etti.
Ticaret Bakanlığı açıklamalarına göre; serbest bölgelerde ihracat Ocak–Kasım 2025 döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 artarak 11,31 milyar dolara çıktı.
Serbest bölgeler 3,29 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi. Toplam satışlarda ihracat payı yüzde 75,5 olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 141,1 oldu.
Yüzde 51,1’i orta-ileri ve yüzde 6,1’i yüksek teknoloji olmak üzere teknolojik ürünlerin ihracattaki toplam payı yüzde 57,2 seviyesine ulaştı.
Serbest bölgelerdeki firmalar, Türkiye’deki ihracatçı firmalara göre 4 kat ihracat gerçekleştiriyorlar.
Ege Serbest Bölgesi, 11 aylık dönemde ihracatını yüzde 12,5 artırarak 2,95 milyar dolara çıkardı ve toplam serbest bölge ihracatının yüzde 26,1’ini tek başına gerçekleştirdi.
Ege Serbest Bölgesi’ni Bursa Serbest Bölgesi, 1,51 milyar dolarlık ihracatla izledi. Kocaeli Serbest Bölgesi, 635 milyon dolarlık ihracatla zirvenin üçüncü basamağında yer aldı.
İzmir Serbest Bölgesi 2025 yılının 11 aylık döneminde 256 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı.
İhracat iklim endeksi ihracatta güzel günler göreceğimizi gösteriyor.
Yazımı kaleme alırken, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi rakamları açıklandı. Veriler, ihracat iklimindeki iyileşmenin sürdüğüne işaret ediyordu. Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, Kasım ayında bir önceki aya göre değişim göstermeyerek 52,4 düzeyinde gerçekleşti.
Bu veri Ekim ayında da 52,4 olmuştu. Endekste eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50’nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.
Son iki ayın verileri, Mayıs 2024’ten bu yana en yüksek düzeyinde yer aldı. Kasım ayında Türk imalatçılarının en büyük 10 ihracat pazarından sekizinde ekonomik aktivite büyüme kaydetti.
En büyük 10 ihracat pazarı içerisinde yalnızca Fransa ve Romanya’nın üretimi azaldı.
Kasım ayında anket kapsamında izlenen tüm ekonomiler içerisinde en güçlü büyüme Suudi Arabistan’da gerçekleşirken bu ülkeyi Tayland ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) takip etti.
İstanbul Sanayi Odası Türkiye İhracat İklimi Endeksi hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Türk imalatçılarının önemli ihracat pazarlarının çoğunluğunun kasım ayında büyüme bölgesinde yer aldığına vurgu yaparken, “Bu durum 2025 yılının sonuna yaklaşılırken talep koşullarını destekledi. Bu ivme sürdürülebilir ve hatta yeni yılın başında daha da güçlenirse, 2026’ya ihracat performansı açısından pozitif bir başlangıç yapılması mümkün görünüyor” tespitinde bulundu.
Dünya genelinde Türkiye’nin ihracatını artırabileceği bir zemin oluşmuş durumda. Türk ekonomisinin kendi içinde bulunduğu koşullar, Türk ihracatçılarına rekabetçilikte alan açarsa Türk ihracatçısı 2026 yılında ihracatta çift haneli artış rakamlarına ulaşabilir. 2026 yılının ihracatta çift haneli artış rakamlarını göreceğimiz bir yıl olmasını diliyorum.




























































