Gıda sektöründe akademi ve sanayi iş birliği ile oluşturulan projeler teorik bilgi birikimi ile pratikten kaynaklanan “saha” gerçeklerini bir araya getirmeleri nedeniyle çok önemlidir. Ancak; farklı disiplin ve dinamiğe sahip iki “taraf”ın ortak bir amaç doğrultusunda güçlerini bir araya getirmek için; projenin planlama evresindeiki husus önem arz etmektedir.
Doğru Proje Doğru Felsefe
İlki; projenin hedeflerinin doğru konumlandırılmasıdır. Ben bunu “projenin felsefesi” olarak isimlendiriyorum. Yanlış konumlanan birçok çalışma; araç ve amaç kargaşası nedeniyle akamete uğrayabilmekte; bu durum da yukarıda vurguladığım gibi aynı alana farklı dinamiklerle yaklaşan iki taraf (akademi ve sanayi) için hayal kırıklığı yaratmaktadır. Bu nedenle, yola çıkmadan önce, hedeflerin ve performans kriterlerinin doğru konumlandırılması şarttır.
Ortak Dil ve Kavramlar
İkinci husus ise; paydaşların ortak dil geliştirmesi ile mümkün olur. Ortak dil; kavramların tanımlanmasıyla ortaya çıkar. Bu nedenle; iş birliği gerçekleşmeden önce; sürecin dinamiğini ve kilometre taşlarını oluşturan kavramların listelenmesi ve tanımlanması gerekir. Bu yapılmaz ise; aynı terminoloji kullanılsa bile; tarafların o terminolojiden anladıkları farklı unsurlar olacağı için ortaya harmoni yerine kakofoni çıkacaktır.
Gıda çalışanı kimdir?
Gıda; hammaddeden son tüketiciye uzanan ve farklı disiplinlerden işbirliğini gerektiren bir üretim, kalite ve Ar-Ge sürecine sahiptir. Bu nedenle, gıda alanında gerçekleştirilecek akademi- sanayi iş birliklerinde; “gıda çalışanı” kavramını tanımlamak elzemdir. Gıda çalışanı; gıda üretim zincirinde görev yapan her eğitim grubundan personeli kapsar. Bu bağlamda; üretim, kalite, Ar-Ge, planlama, lojistik, satın alma, satış ve pazarlama gibi “gıda ürününün” oluşturulmasında işlevi olan her birimin personeli gıda çalışanıdır. İş birliği projelerinde başarı sağlamak için; sanayi ayağında yer alan gıda çalışanlarının projeyi sahiplenmesi; ancak diğer birimlerde görev yapan gıda çalışanlarının işlevlerine “empati” gösterecek denli vakıf olması ile mümkündür. Bir gıda çalışanının “muldisipliner” bilince erişmesi, iş yerinde çalışmaya başlamasının öncesinde, aldığı eğitim sırasında temeli atılması gereken bir husustur. Kuşkusuz bu bilinçten sorumlu paydaş akademidir. Çünkü gıda çalışanı olarak sanayide görev alacak bir elemanın farklı meslek gruplarıyla birlikte çalışabilme nosyonunu kazanacağı yegane yer eğitim aldığı üniversite ya da teknik okuldur. Görüldüğü gibi aslında akademi- sanayi iş birliği, iki taraf masaya oturduğu anda değil; gıda çalışanı adayı öğrenci, henüz eğitim alırken başlamaktadır. Öğrenciyi yetiştirmekle görevli akademisyenin bu işlevselliğe nasıl evrileceği ayrı bir yazı ve tartışma konusu olsa da başarılı bir iş birliği projesinde görev alabilecek gıda çalışanının yetişmesi için; sorumlu gıda üreticilerinin gençliğe yatırımı önemlidir.
Gençliğe Yatırım: Bir Profesyonele Sorun
Bu bağlamda, proje partneri olarak birlikte çalıştığımız Felda Iffco Türkiye ile dört yıla yakın zamandır sürdürdüğümüz bir sosyal sorumluluk projesi olan “ Bir Profesyonele Sorun” etkinliğini gıda sektörüne örnek bir süreç olarak anlatmak isterim. Kuşku yok ki bu etkinlik, “iş birliği projelerine yatkın gıda çalışanı” kültürünün oluşturulması açısından irdelenmelidir. Felda Iffco Türkiye Pazarlama Müdürü Sayın İdil Akbaba ile dört yıl önce planladığımız etkinlik ilk aşamada Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği bölümünde 3. Sınıf öğrencilerine verdiğim “Yağ Rafinasyonunda Yeni Teknikler” dersi bünyesinde başladı. Pandemi öncesinde olduğu için derslik-işletme dönüşümlü olarak gerçekleştirdiğimiz bu uygulamada her hafta üretim, kalite, Ar-Ge, pazarlama, satış ve insan kaynakları birim müdürleri; teorik bir konuyu anlatmakta ve bu süreç içerisinde amaç doğrultusunda “gıda çalışanı”nın iş hayatını kendi kariyerlerinden örneklerle bezemek suretiyle aktarmaktaydılar. Etkinlik sonunda işletme, öğrencilere “Eğitim Sertifikası” sunmaktaydı. Ses getiren ve öğrencilerimizden olumlu geri dönüşler aldığımız bu etkinliği; lojistik birimini de ekleyerek ve konuşmacı kadrosunu birim uzmanlarının katılımıyla zenginleştirerek ilerlettik. Aldığımız olumlu geri dönüşler pandemiye rağmen sürece devam edecek itici gücü sağladı. Gelişen pandemi nedeniyle online etkinliğe dönsek de; “gıda çalışanı” kavramını önemsediğimiz için etkinliği başka üniversitelerdeki gıda mühendisliği bölümlerine, farklı üniversitelerdeki gıda teknikerliği, gastronomi, aşçılık bölümlerini kapsayacak şekilde genişlettik.
Farklı Meslek Aynı Mutfak: Alfa Bake& Food Studio
Bir Profesyonele Sorun etkinliğinde, işletmenin bünyesinde oluşturduğu uygulama mutfağı Alfa Bake& Food Studio’nun bir dönüm noktası olduğunu belirtmeliyim. Alfa Pastacılık markası ile üretilen yağların ev dışı tüketim ürünlerindeki performanslarını demo ustası şefler ile deneyimlemek amacıyla kurulan bu mutfak; Bir Profesyonele Sorun etkinliği için farklı meslek gruplarını aynı mutfakta bir araya getirmemizi sağlayan önemli bir mekan işlevini gördü. Böylece etkinlik uygulamalı bir gıda eğitimine dönüşürken; aşçı, şef, tekniker, mühendis, akademisyen ve öğrencilerin bir araya geldiği ortak bir platform halini aldı.
Eğitim amacıyla bir araya gelen gıda çalışanı adayları için “Bir Profesyonele Sorun” etkinliği;
· Akademinin ortak çalışma kültürüne yatkın öğrenci yetiştirme işlevini;
· Sorumlu üretici olarak üretim yapan sanayicinin, gıda sektörüne nitelikli eleman yetiştirme sosyal sorumluluğunu kapsayan örnek bir etkinlk haline geldi.
Bu düşüncelerle, gençliğe yapılan yatırımın geleceğe yatırım olduğunu, gıda alanında yapılan akademik-sanayi işbirliğinin ortak çalışma kültürüne sahip gıda çalışanlarıyla yapılabileceğini bir kez daha vurgulamak isterim. Gıda sektörünün sürekli gelişimi için “Bir Profesyonele Sorun” benzeri projelerin artması dileğiyle.




























































