Food Sektör: Eker Süt Ürünleri’nin kuruluşu ile ilgili bilgi verir misiniz?
Hamit Can: Eker Süt Ürünleri’nin temelleri 1977 yılında, Altan Eker ve Aykut Kutay tarafından Bursa’da, Eker Çiftliği’ndeki bir imalathanede atıldı. Ardından 1981 yılında yine Eker Çiftliği’nde inşa edilen, dönemin en yeni teknolojileriyle donatılmış yüksek kapasiteli fabrikasında üretime geçildi.
1983’te açılan İzmir Bölge Müdürlüğü, ulusal marka olma yolunda atılan ilk büyük adım oldu. 1987’de İstanbul Bölge Müdürlüğü’nün kurulmasıyla da rekabetin yoğun olduğu pazarlarda varlık göstermeye başlamış oldu. Başlarda yalnızca yoğurt ve ayran üretimiyle yola çıkan Eker, kısa denilebilecek bir sürede Bursa’nın sınırlarını aşarak Türkiye’nin dört bir yanında sevilen bir marka hâline geldi.
“2200 çalışanımız ile hizmet veriyoruz”
1996 yılında Altan Eker’in vefatının ardından Eker Süt Ürünleri, seksen kişilik kadrosuyla yılda 9 bin ton ürün satan bir işletmeydi ancak yıllar geçtikçe modern teknolojiyle deneyimi harmanlayarak, sürekli büyüyen bir marka olmanın yollarını aradık. 2006 yılından bu yana, Andros firmasıyla ‘yüzde 50–yüzde 50’ ortaklık yürütüyoruz. Bu iş birliği sayesinde hem üretim kapasitemizi hem ürün çeşitliliğimizi artırdık. Andros’tan aldığımız bilgi birikimiyle 2007’de Türkiye’de ilk kez supangle, sütlaç, kazandibi, keşkül gibi geleneksel sütlü tatlıları bir süt fabrikasında üretmeye başladık ve bu alanda yepyeni bir pazar yarattık.
Bugün 2200 çalışanımız, 435 soğuk zincir aracımız ve 47 bölgedeki depo ağımızla yüzlerce farklı ürün çeşidimizi her gün 30 bin noktaya ulaştırıyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana hedefimiz hiç değişmedi: Tüketicilere her zaman en taze, en kaliteli süt ürünlerini sunmak için çalışıyoruz. Eker olarak büyümemizin merkezinde her zaman insanımız yer aldı. Doğru insanlarla çalışmanın farkını birebir yaşadık. Uzun yıllar bizimle yol alan, Eker ailesinin bir parçası olan çalışanlarımız, istikrarlı büyümemizin en büyük gücü oldu.
İlklerin öncüsü Eker
Food Sektör: Ürün çeşitleriniz nelerdir?
Hamit Can: Eker olarak süt ve süt ürünleri alanında oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahibiz. Ayran, yoğurt, süzme yoğurt, meyveli yoğurt, sütlü tatlı, beyaz peynir, kaşar peyniri, kaymak, tereyağı, kefir, pastörize süt ve UHT süt ürünlerimizle tüketicilerimize ulaşıyoruz. Restoranlar, oteller ve yemek sanayisi gibi ev dışı tüketim kanallarının yanı sıra; perakende kanalında da 100’den fazla ürünümüzle geniş bir satış ağına sahibiz. Marka stratejimizi, “herkesin yapmadığını yapmak” üzerine kurduk. Farklılığımızı hem lezzette hem ambalajda ortaya koyuyoruz.
Sektörde birçok ilke imza attık. Örneğin;
- Türkiye’nin ilk litrelik ayranını 1994’te,
- İlk ambalajlı kaymağını 1999’da ürettik.
- 2007’de ilk kez geleneksel sütlü tatlıları bir süt fabrikasında üretmeye başladık.
- 2015’te nostaljik ‘tombul şişe ayran’ımızı yeniden üreterek büyük ilgi gördük.
- 2024’te sağlıklı yaşam trendine bağlı olarak geliştirdiğimiz ‘Detoks Kefir Serisi’, Türkiye’de beğeni kazanmanın yanı sıra İngiltere’de ‘Yılın En İnovatif Ürünü’ ödülüne layık görüldü.

Food Sektör: Ar-Ge çalışmalarınız ve markanız hakkında bilgi verir misiniz?
Hamit Can: İnovasyon şirket kültürümüzün merkezinde yer alıyor. Ar-Ge ekibimiz sürekli olarak reçeteleri yeniliyor, doğal ve sağlıklı içeriklerle lezzeti bir araya getirmenin yollarını arıyor. Ürünlerimizin hiçbirinde koruyucu katkı maddesi, glukoz veya fruktoz şurubu kullanmıyoruz. Şeker oranlarını iyileştirme çalışmalarımız da tüm ürün gruplarımızda devam ediyor. Aynı zamanda sürdürülebilir üretim modeline büyük önem veriyoruz. Ar-Ge merkezimizde doğaya duyarlı inovasyonlar geliştiriyoruz. En önemlilerinden biri, doğada kolayca yok olabilen çevreci ambalajlarımız. Ayrıca üretim sırasında ortaya çıkan atıkları azaltmak için de sürekli iyileştirmeler yapıyoruz.
Yakın zamanda Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) ile TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı kapsamında önemli bir iş birliğine imza attık. BTÜ doktora öğrencileri, Eker’in Ar-Ge ve inovasyon süreçlerinde aktif görev alıyor. Bu proje, sektörümüzün sürdürülebilir şekilde gelişmesi ve rekabet gücümüzün artması açısından büyük önem taşıyor. Aynı zamanda geleceğin uzmanlarını yetiştiriyoruz.
Food Sektör: Toplumsal fayda sağlayan sosyal sorumluluk çalışmalarınızla ilgili bilgi verir misiniz?
Hamit Can: Markamız sadece ürün kalitesiyle değil, topluma dokunan projeleriyle de fark yaratıyor. Eker için “marka olmak”, toplumun farklı kesimlerine dokunmak ve sürdürülebilir değer yaratmak demek. Bu anlayışla yürüttüğümüz üç proje ve çalışma bizim için gurur kaynağı: Birincisi, Eker I Run Koşusu. 2014’ten bu yana düzenlediğimiz bu organizasyon, sporun, iyiliğin ve eğlencenin buluştuğu bir festival hâline geldi. Uludağ’dan Eker Meydan’a uzanan parkuru, dans gösterileri, DJ performansları ve sosyal etkinlikleriyle artık Bursa’nın simgelerinden biri haline geldi.
“12. Eker I Run’da, 24 ülkeden 4 bine yakın koşucuyu ağırladık”
Eker I Run kapsamında, Adım Adım oluşumu iş birliğiyle düzenlediğimiz Yardımseverlik Koşuları, bugüne kadarki en yüksek bağış miktarına ulaştı. 5 Ekim’de düzenlediğimiz 12. Eker I Run’da 19 sivil toplum kuruluşu kendi projeleri için kaynak yarattı. 721 gönüllü sporcu ve 5.629 bağışçı, ‘İyilik Peşinde Koş’ platformu üzerinden toplam 5.4 milyon TL’ye yakın bağış topladı. Bu bağışlarla çocuklardan kadınlara, doğadan hayvanlara kadar 658 canlının hayatına dokunduk.
Spor odaklı ikinci projemiz, TAYK–Eker Olympos Regatta Yelken Festivali. Türkiye’nin en kapsamlı yelken organizasyonu olan bu festival, 2013’ten beri Eker’in ana sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. 2025’te “Rüzgârı Yakala” mottosuyla düzenlediğimiz etkinlikte 250’nin üzerinde tekne, İstanbul Boğazı’nın büyüleyici atmosferinde yarıştı.
“Toplumsal dönüşümün de öncüsü olmayı amaçlıyoruz”
Etkinliğin heyecanını canlı yayınlarla milyonlarca izleyiciye taşıdık. Festivali her geçen yıl büyüterek yelken kültürünü geniş kitlelere taşımayı amaçlıyoruz. Üçüncü çalışmamız ise toplumsal duyarlılığımızı en güçlü şekilde yansıtan ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde’ istihdam modelimiz. 2018’den bu yana Tohum Otizm Vakfı danışmanlığında yürüttüğümüz bu çalışma, Türkiye’de otizmli bireyler için hayata geçirilmiş ilk destekli istihdam modeli oldu. Şu anda 13 otizmli birey fabrikamızda aktif olarak görev yapıyor. Bu çalışma, doğru yöntemlerle eğitim alan otizmli bireylerin iş yaşamında başarılı olabileceklerini gösteriyor.
Modelimiz sadece istihdam sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda ailelerin geleceğe yönelik kaygılarını da azaltıyor. Elde ettiğimiz başarı sayesinde diğer kurumlara danışmanlık desteği vererek bu modelin yaygınlaşmasını teşvik ediyoruz. Biz Eker’de, ürettiğimiz her ürün ve yürüttüğümüz her projede “hayata değer katma” hedefiyle hareket ediyoruz. Bu yaklaşımla yalnızca gıda sektörünün değil, toplumsal dönüşümün de öncüsü olmayı amaçlıyoruz.
Food Sektör: Yeni tesis, teknoloji ve üretim kapasiteniz hakkında bilgi verir misiniz?
Hamit Can: Üretim faaliyetlerimizi Bursa Mustafakemalpaşa’daki 120 dönümlük modern tesisimizde sürdürüyoruz. 2009’da temeli atılan fabrikamız, 2012’de faaliyete geçti ve 2016’da yapılan yatırımla birlikte toplam 39 bin metrekare kapalı alana ulaştı.
Günlük 1.000 ton üretim kapasitesine sahip bu tesis, Avrupa standartlarında teknolojik donanıma ve yüksek hijyen koşullarına sahip. Türkiye’nin her bölgesine taze ürün ulaştırmamızı sağlayan güçlü lojistik ağımız, Eker’in en önemli avantajlarından biri. Bu yıl Susurluk’ta ikinci fabrikamızın temelini atmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yeni fabrikanın; üretim kapasitemizi artırırken, bölgeye istihdam sağlayacağına ve sürdürülebilir üretim anlayışımızı daha da güçlendireceğine inanıyoruz.
“Türkiye’nin en büyük üçüncü süt ve süt ürünleri işletmesiyiz”
Food Sektör: Markanızın Türkiye piyasasındaki konumu nedir?
Hamit Can: Eker, Türkiye süt ve süt ürünleri pazarında güçlü bir marka konumundadır. Perakende kanalında ayran, yoğurt ve sütlü tatlı kategorilerinde lider markalar arasında yer alıyoruz. Yıllık 275 bin ton ürün üreten, satan ve dağıtan Türkiye’nin en büyük üçüncü süt ve süt ürünleri işletmesiyiz.
Ev dışı tüketim kanalında, özellikle ayran ürünlerimizle ikinci sıradayız. Ürün kalitemiz sayesinde ülkemizin en prestijli restoran zincirleri Eker’i tercih ediyor. Tüketicilerimizin markamıza duyduğu güven, bizim en büyük motivasyon kaynağımız. Hayata geçirdiğimiz ilkler, sunduğumuz lezzet deneyimleri ve sosyal sorumluluk çalışmalarımızla sektörde yeniliklerin öncüsüyüz. Capital Dergisi’nin “En Beğenilen Şirketler” araştırmasında 2020 yılından bu yana en üst sıralarda yer alıyoruz.
“Mottomuz: İyi ki Eker”
Marka özümüzde bulunan ‘İyi ki Eker’ mottosuyla birçok çalışmayı hayata geçirerek hem sektörümüz hem de toplum için fayda yaratıyoruz. Ürün gelişiminden üretim süreçlerine, çağdaş yönetim uygulamalarından markamıza değer katan projelere kadar tüm faaliyetlerimiz oluşturduğumuz iyilik ekosistemi içinde şekilleniyor. İyiliğe odaklanan vizyonumuz, En Beğenilen Şirket seçilmemizde önemli rol oynuyor.
Food Sektör: Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz, yatırımlarınız nerelerde bulunuyor?
Hamit Can: Eker olarak sadece Türkiye’de değil, uluslararası pazarlarda da aktif bir markayız. 2020’de Almanya’ya tombul ayran ve kefir ihracatıyla Avrupa pazarına adım attık. 2021’de ise Türkiye’den Almanya’ya sütlü tatlı ihraç eden ilk firma olduk. Bugün ürünlerimiz Almanya, İngiltere, Avusturya, Belçika, Hollanda, Fransa ve İsviçre’de tüketicilerle buluşuyor. Taze ürün kategorisinde Türkiye’nin en yüksek ihracat hacmine sahip markalarından biri olmanın gururunu yaşıyoruz.
Food Sektör: Sektörünüzle ilgili söylemek istedikleriniz ve yaşadığınız sıkıntılar nelerdir?
Hamit Can: Süt ve süt ürünleri sektörü; her sektörde olduğu gibi hammaddeye, enerjiye ve lojistiğe dayalı, sürekli yatırım gerektiren bir alan. Bu nedenle maliyet artışları ve tedarik zinciri yönetimi bizim için en hassas konuların başında geliyor. Ancak biz Eker olarak her zaman sürdürülebilir büyümeyi, kaliteyi ve toplumsal faydayı önceliklendiriyoruz.








