türkçe porno izle Kurtköy Escort

Zeytinde Hasat Zamanı


Bu makale 2016-02-15 17:17:23 eklenmiş ve 605 kez görüntülenmiştir.
Esat Bülbül

Tarihte kandili yakıtı, günümüzün yükselen değeri, yaşamın ve doğanın mucizesi zeytinyağı…

Sağlıklı beslenme bilincinin gelişmesiyle zeytin ve zeytinyağına verilen önem daha da anlam kazandı.

Her üründe olduğu gibi zeytinde de yararlı ya da ekonomik özelliklerinden maksimum yararlanmanın ilk şartı kaliteli ürün elde etmektir. Bu bağlamda üretim aşamasında iyi tarım uygulamaları benimsenmeli ve hasadın mümkün olduğunca elle ya da makineyle yapılmasına özen gösterilmelidir. Kalitesiz bir üründen kaliteli bir sanayi ürünü elde edilemeyeceği gibi kaliteli olmayan bir zeytinden de kaliteli zeytinyağı elde etmek mümkün değildir. Buna karşın iyi kalitede bir zeytinden gerekli teknolojik ve hijyenik koşullara uyulmadığı durumlarda da kötü kalitede zeytinyağı elde edilebilir.

Bu bağlamda hasat

Gerek sofralık zeytinde, gerekse yağlıkta kaliteli ürün elde etmek ekonomik açıdan da önemlidir. Zira pazarda ya da markette hiç kimse ezik, büzük, çatlak, patlak, bozuk ya da kurtlu bir zeytin ya da kötü tat, kötü rahiya ve koku gibi özelliklere sahip ve yüksek asitli zeytinyağı almak istemez.

Zeytinyağı üretiminde amaç, kaliteli ve doğrudan kullanıma uygun natürel zeytinyağı elde etmek olmalıdır.

Bunun için hasat sırıkla yapılmamalıdır. Çünkü sırık zeytin tanesinde yara ve bereye neden olabileceği gibi filizlerin kırılmasına neden olabilir ya da dalların yaralanması sonucu oluşan çatlakları don vurması ve akabinde dal kanseri meydana gelebilir.

Kaliteli zeytin elde edilmesi için gerekli tarımsal işlemler titizlikle yerine getirilmelidir

Zeytinyağı kalitesine etki eden en önemli faktörlerden biri olan hasat mümkün olduğunca elle yapılmalıdır bu sofralık zeytin için de en önemli faktörlerden biridir. Zira zarar görmüş taneler çabuk bozulur asitliği yükselir. Bu da yağ kalitesini düşürür.

Yerden toplanan zeytinlerle, ağaçtan toplanan zeytinlerin ayrı ayrı kategorize edilerek işlenmesi gerekir. Çünkü yerden toplanan zeytinler genellikle Zeytin Sineği larvalarının zeytini tahrip etmesinden dolayı düşmüş olma olasılı çok yüksektir. Dolayısıyla yerden toplanan zeytinin asitliği yüksektir. Bu sebepten bu gibi yüksek asitli zeytinlerin ağaçtan elle toplanan zeytinlerle birlikte işlenmesi uygun değildir.

3,3 asitin üzerindeki zeytinyağlarının sofralık olarak değerlendirilemeyeceği göz önüne alındığında bu gibi yüksek asitli zeytinler rafine edilerek renksiz kokusuz bir yap elde edilir ve 0,8 asitin altında yani natürel sızma zeytinle karıştırılarak Riviera Tipi zeytinyağı adıyla piyasaya sunulur.

Zeytin varyeteleri, zeytin danelerinin normal iriliği alıp, yağ oluşumunun maksimum düzeye ulaştığı dönemde hasat edilerek yap elde edilmesi yağ verimi açısından optimum olsa da ben yeşil, pembe ve siyah zeytinlerin sıkımından elde edilen zeytinyağlarını tercih etmekteyim. Çünkü ben zeytinyağında meyvemsi tat ve rahiyadan hoşlanırım Bence en iyi zeytinyağı da budur. Normalde genel itibariyle 4 kilogramdan bir litre zeytin alınır iken yeşil, pembe ve siyah zeytinlerin harmanından 6-7 kilogramdan yağ alabilirsiniz fakat zeytininiz Ayvalık çeşidi gibi Türkiye’nin en iyi yağlık çeşidi iyi tarım uygulamaları ile elde edilip teknolojik ve hijyen şartlarına da uyuldu ise bu zeytinyağı kusursuzdur benim için.

Verim kriterine göre hareket eden üreticilerimiz için zeytinin toplama zamanı yağ verimini doğrudan etkilediğinden çeşide göre hasat zamanının ekolojik ve coğrafi şartlara göre iyi tespit edilmesi gerekir.

En optimum yağ elde etmek için her çeşidin kendi lokasyonunda yetiştirilmesi önemlidir. Mesela Ayvalık çeşidinin Hatay da yetiştirilmesi yerine o bölgeye ait çeşitlerin yetiştirilmesi gibi. Ayvalık zeytininin en mükemmel yetiştiği bölge hiç kuşkusuz ki Körfez Bölgesidir. Bu nedenledir ki Ayvalık çeşidinden elde edilen zeytinyağı bir başkadır.

İyi kalitede zeytinyağı elde edebilmek için hasat edilen zeytinler mümkün olan en kısa zamanda daneye zarar vermeyen 20-25 kilogramlık plastik kasalarda fabrikaya ulaştırılarak bekletilmeden işlenmelidir. Bazı üreticiler yanlış bir yola başvurarak zeytinlerini plastik çuvallar içinde fabrikaya ulaştırıp orada birkaç gün beklemeyi tercih etmektedir. Bu zeytinlerin bozulmasına ve asitliğinin yükselmesine neden olacaktır.

Zeytinler yağa işlenmen önce kesinlikle yıkanmalı, içindeki taş toprak, dal gibi yabancı maddelerden arındırılmalıdır. Zira yabancı maddeler fermantasyon geliştirerek zeytinyağı kalitesine olumsuz etki eder. Tat ve kokuda bozulmalar olur renk istenilen özellikte olmaz ve raf ömrü düşer.

Her zeytinyağı fabrikasında sistem (Yaprak ayırma ve yıkama ünitesi, Malaksör, Dekantör ve Seperatör)her müşterinin ürününün işlenmesinin ardından temizlenmelidir. Zira başkalarının sizden önce sıkılan kötü zeytinlerinin asitliği, kokusu ve tadı sizin yağınıza da geçebilir.

Fabrikada işlemin her safhasında kullanılacak suyun ısısı 30 derecenin üstünde olmamalıdır. Zira bunun üzerindeki ısı zeytinyağının önemli özelliklerini yok edecektir. Birçok üretici için yağ verimi önemlidir ve kullanılan suyun derecesi ne kadar yüksek ise zeytinyağının hamurdan ayrılması o derecede kolaydır. Bu nedenle üreticiler özellikle yüksek derecede su kullanılmasını isteyebilirler. Çünkü bazı paragöz üreticiler için yağın kalitesi değil, verim önemlidir.

Yağların depolanması yağ kalitesine etki eden unsurlardan biridir. Depolamada kullanılacak tanklar paslanmaz çelikten imal edilmiş olmalı ve güneş ışığına ve 15 derecenin üzerinde ısıya maruz kalmayacak şekilde kapalı ve serin yerde muhafaza edilmelidir. Bu sayede yağınız daha uzun süre muhafaza edilmiş olacaktır. Plastik bidonlarda ya da petrol ürünlerinden artan varillerde yağ depolaması yapmayınız. Plastik bidonlarda plastiğin içindeki maddelerin zamanla yağınıza geçecektir. Varillerde ise ağır metallerin yağa geçmesi olasıdır.

Yağlar kalite ve kantite özelliklerine göre kategorize edilmeli ve ayrı ayrı depolanmalıdır.

Zeytinde yan ürünlerde verim kaybının önüne geçmek için işletme bünyesinde kontrol laboratuarları kurulması önemlidir.

Küçük işletmeler birleşerek kooperatifleşip ekonomik şartlar ölçüsünde kontinü sistemlere geçmeyi amaç edinmeli zira Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının da bu konuda %50 hibe desteği vardır.

Klasik yöntem yağhanelerde hijyen kurallarına yeterince özen gösterilmez ve sistemlerinde yıkama yoktur. Bu nedenle taş değirmene dökülen zeytinlerin içine dal, çerçöp, çamur parçaları, haşerelerin de karışması olasıdır. Bu da fermantasyonu hızlandırarak zeytinyağınızın normalden önce bozulmasına neden olacaktır. Dahası yapı bozan en önemli unsur havanın serbest oksijeni, güneş ışığı ve hijyen kurallarına uyulmamasıdır.

 

Unutmamak gerekir ki; olgunluk derecesi %50, Zeytinin hasat şekli, %30, Yağ sıkım sistemi%15, Depolama ise%5 oranında yağ kalitesine doğrudan etki eden faktörlerdir.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Firmanızı tanıtmak için hangi yolu izliyorsunuz?
Fuarlara katılıyorum
Dergi ve gazete reklamı veriyorum
İnternet reklamı veriyorum
TV reklamı veriyorum
Sadece broşür ve katalog dağıtıyorum
Pazarlama ekibim bana yetiyor
Marketlerde tanıtım yapıyorum
Sıcak satış yapıyorum
Markalaşmaya önem veriyorum
Food Sektör Dergisi 17. yıl
© Copyright 2013 Sidas Medya. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
Organizasyon
Makale
Turizm
Gıda
Fuar
Food Sektör